Okuduğuna Hapsolmak

Please log in or register to like posts.
Haberler
Knka öncelikle şunu bil ben bir yazar değilim bu da alelade bir sitede tükettiğin içerik değil. Burası Otopark-Dergi. Erdo kardeşim 16 Mart’ta kurdu burayı. Onun birçok ruh hali var. İzlediği filmi beğenmemiş kızgın ruh haliyle atladığı otomobilini çekiyor otoparka. Sevdiği rapçi şarkı çıkarmış karavana atlayıp güle oynaya geliyor kardeşim. En çok bunu anla istiyor.
 
Erdo ve Ben (Bıyıklı olan Erdo)
Burası bir otopark. Hep aynı yerde seni bekliyoruz. Okuyucu olarak ister beyaz bmw 320d’yi çek buraya, ister 2000 model Tofaş. Her arabanın bir karakteri vardır bilirsin. Doblo mesela en meşhur olanı hani enişte, mangal falan bi türlü eskimeyen o amına kodumun şakası…
 
Buraya ruhun ile gel istiyoruz. Ben öyle filmden, şarkıdan falan anlamıyorum. Bi filmi dört beş günde anca izliyorum ya da ne bileyim açtığım şarkıları yarısına gelmeden değiştiriyorum. Benim için bunların hepsi eğlence amaçlı birer materyal. Ne o öyle sabahtan akşama kadar bunları konuşuyorsunuz salak mısınız siz? Filmdir izlersin biter, şarkıdır dinlersin gider…
 
herhangi bir şarkı dinliyorum
Sizin için eğlence materyalinin “film, şarkı vs. konuşmak” olması durumu da var tabi ki. Ben tercih etmesem de bu işi hakkıyla yapanlara sonsuz saygım var. Eğlencenin iyisinin ve kötüsünün olması durumu işte. Otopark Dergi’de “norm ender senin çıkaracağın şarkıyı sikeyim” ya da “harry potter izleyen orospu çocuğudur” gibi yorumlar yok. Yazar arkadaşlar bu işi iyi mi yapıyor kötü mü yapıyor sen karar verebilir, iyi yapacağını düşünüyorsan Erdo kardeşime yazabilir, benim bu eğlence anlayışındaki konumumu merak ediyorsan bakabilirsin; “harry potter izleyen orospu çocuğudur”
 
 
Çok fazla anlamadığım için sanatmış, kültürmüş onlardan da konuşamayacağım pek. Şu hayatta tek derdimiz var o da insanla. Artık içerik tüketmeyi bir kenara bırakıp içeriğin ta kendisi olduğumuzu anlamak, anlatmak istiyorum…
 
dizi/film yok, sanat yok, kültür yok… ben aq:d
İçerik olmaya ne zaman başladık tam olarak kestiremiyorum. Dine sorsan bir elma yiyip cennetten kovulduk, bilime sorsan maymundan geliyoruz. Her şeyin zaman ve insan üzerine kurulu olduğunu fark ettiğimden beri dünya görüşüm değişti. İnsan, okuduğuna hapsolan bir varlık benim için. Sen hangi hikayeye hapsoldun? Hangi zamana hapsettiler seni? Bir gün deccal gelince mi bitecek bu zaman kavramı yoksa evrende sürüklenen dünyamıza bir gök taşı çarpınca mı?
 
Sana huzuru getirdim knka… Ne varlığından öncesini ne de ölümünden sonrasını konuşmak zorundasın. Sana, zaman kavramını doğum ile ölüm arasında tüketme imkanı veriyorum. Zamanın seni yiyip bitirmesinin önüne geçmek için tek yapman gereken onun bu huyundan korkmadığını kesin bir dille kabullenmek.
 
Bugüne kadar okuduklarına hapsolmaktan kurtulmak için sana bir fırsat. Ne elma yedin ne de maymundan geliyorsun. Ne seni yakıp kavuracak bir ateş var ne reenkarne ne de başka bir şey. Nasıl kendi hayatını yaratıp şekillendirdiğin noktasında sık sık yanında olacağımı unutma. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere…
buda ben (göndermeli)

Editör'ün önerisi

Hayata ve hobilere dair farklı bir bakış açısı sunuyor.

Reactions

2
0
0
1
3
1
Already reacted for this post.

Reactions

2
1
3
1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir