Koronavirüs Hakkında Aşırı Bilimsel Açıklama

Please log in or register to like posts.
Haberler

Koronavirüs Ülkemizde de Görüldü.

 
Koronavirüs’ün ülkemize geldiğini öğrendiğim anda gözlerim parladı. Hemen ayağa kalktım, dehşete kapılmıştım. Bu heyecanımı bir şekilde içimden atmam gerekiyordu. Ben de bağırdım: KORONA GELMİŞ!
 
Korona denildiğinde insanların aklında: salgın hastalık, ekonomik kriz, sosyal hayatın zorlaşması ve makarna kıtlığı gibi şeyler canlanıyor. Bende ise bambaşka bir aydınlanma yarattı. Sokağa çıkıp maskesiz insanların arasındaki maskeli insanların siyah beyaz portrelerini çekebilecektim. Çabucak makinemi çantama attım, dişlerimi fırçaladım ve virüsten korunmak için cebime mentollü selpak sıkıştırdım. Hayalimdeki müthiş fotoğrafları çekmeye hazırdım.
 

Halkımız Cesur

 
İşler pek de istediğim gibi gitmedi. Ben, belki köpeğine maske takmış birini bile bulur; köpeğin de fotoğrafını çekerim derken, gün boyu sadece 3 maskeli insan görebildim. Bir tanesi Pendik metrosuna maskeyle binmişti. Çabasına saygı duysam da; Pendik metrosunda kendisini Koronavirüs’ten önce öldürebilecek 100 şeyi içimden sayarken 36’da falan gülme geldi. Zaten daha çok insan görürüm diyerek fotoğrafını çekmedim. Nereden bilebilirdim ki?
 
Kadıköy’de indim. Meydanda maskeli insan avına koyulurken ortamda kamufle olabilmek adına bir Koronaburger alıp yemeye başladım. İnanır mısınız meydanda maskeli insan yok?
Koronaburger

Hayata sevdalı insanları bulmak

 
Islak hamburgeri yerken Kadıköy insanının Korona’dan korkmama sebebini anladım. Büfeden yemek yiyor bu insanlar kaybedecek bir şeyleri yok ki? Hemen Karaköy vapuruna bindim. Vaktini İstiklal’de şarap tadımı yaparak geçiren insanların yaşama dört kolla sarılıyor olmaları gerekmez mi?
 
Bereket versin vapurda maskeli bir gençle karşılaştım. Kendisi bir çellist. -çello çalan kişiye çellist deniyor- Fotoğrafını çekmek istediğimi söyledim, çekemezsin dedi. Ama makineyi kaldırmıştım çoktan. Bizim oralarda adet böyledir. O makine çıktı mı fotoğraf çekilir. Ben de çocuğun karşısındaki boş bankı çektim. Keşke kendisine sormadan çekseydim fotoğrafını.

 

Maske Bilinci Henüz Oturmadı

 
Vapur kıyıya yanaşırken; elimde fotoğraf makinem, vapur içinde maskeli insan arıyordum, bulamadım. Sanırım insanlar maske takmak yerine evden çıkmamaya karar vermiş. Çünkü vapur neredeyse boştu. Ya da çarşamba günleri 17:30 Kadıköy-Karaköy vapuruna çok insan binmiyordur. Bilmiyorum İstanbul’daki ilk haftam.
Eldiven takarak gerekli önlemleri almış bir vapur bağlayıcısı
 
Sonunda Karaköy’e vardım. Baktım sağ tarafta Galata Kulesi, hadi dedim Erdo’m. Yılın fotoğrafını çekmeye gidiyorsun. Aynı sokaklarda belki üç belki beş kere yürüdüm. Yok… Kimsede maske yok. Tam ümidimi kesmek üzereyken karşımda onu gördüm. Bembeyaz maskesiyle ışıl ışıl parlayan bir hanımefendi… Eğilmiş sokaktaki kediyi seviyor… Canım ablam karşında eğilip fotoğrafını çekerken beni esnafa dövdürmeyeceğinden emin olsam, yemin ederim o anı ölümsüzleştirirdim. Onun yerine hanımefendi kedinin yanından ayrılınca kedinin fotoğrafını çektim.
 
Maskeli hanım tarafından sevilen %100 Korona’sız kedi

Bilinçlendirilmeleri Gerek

 
Evet maske bir önlem olabilir. Ama taktığımız standart maskelerin gözenekleri, mikron bazında korona virüsünün boyutundan çok daha büyük. Yani maske takmanız tam anlamıyla güvende olduğunuz anlamına gelmiyor. Ayrıca virüs bittabi teninize ya da kıyafetlerinize de tutunabilir. Dikkate almamız gereken 3 husus var. Sık sık ellerimizi yıkamak, bağışıklılık sistemimizi güçlendirecek şekilde beslenmek, ve mümkün olduğunca temastan kaçınmak. Evet, ne kadar tatlı oldukları fark etmeksizin sokak hayvanları da temastan kaçınmamız gereken canlılar arasında olmalı.
 
Sağlıkla kalın!!

Editör'ün önerisi

Gezi yazısı tadında bir pandemi incelemesi yapılmış

Reactions

1
0
2
0
1
1
Already reacted for this post.

Reactions

1
2
1
1

One comment on “Koronavirüs Hakkında Aşırı Bilimsel Açıklama

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir