Demet Akalın Motivasyonu

Please log in or register to like posts.
Haberler
Geçen günlerde Twitter’da, Beethoven’ın 5. senfonisini gitarla çalan birini görüp “Hünkâr; al kalemi kağıdı yaz, insanlara yeteneklerini keşfedebilmeleri ve bunları geliştirebilmeleri için gerekli motivasyonu ver!” diyerek başladım yazıya. Sonra dedim ki kesin ben yazdım diye herkes yeteneğini keşfeder. Evet benim de motivasyonla ilgili sorunlarım var. “Zaten sen kimsin de bize motivasyon verecekmişsin?” diyenlere:
Şimdi anlamışsınızdır umarım
Ben yetenekli birini görünce “belki bunu ben de çok iyi yapabiliyorum ama elime fırsat geçmedi, o yüzden farkına varamadım” derim hep. Herkes yeteneklerini keşfedebilme şansını yakalayabiliyor mu sanki? Yeteneğini keşfedip bu konuda kendini geliştirebiliyor mu? Bence yeteneklerimizin farkına varabilmek için pek de fırsatımız olmuyor aslında. Çocukken çok iyi resimler çizmeye başladığında ya da gitar çalmak istediğini söylediğinde ailen bunu ilerideki harika doktorluk ya da avukatlık kariyerin için tehdit olarak görmeye başlıyor, “dersine çalış, boş şeylerle uğraşma” demeye başlıyorlar. Belki de böylece o çok yetenekli olduğun işi en baştan bırakıyorsun, belki ısrar edip devam ediyorsun. Mesela ben ortaokulda badminton oynamaya başladığımda öğretmenlerim kızmıştı, hatta ailemi çağırıp “engel olun, dersleri çok iyi kaybetmeyelim bu çocuğu” falan demişlerdi ama bırakmadım ailemi ikna edip maçlara katıldım. (İlk turda elendik)
 
Hayır yani böyle top mu olur zaten?
 
 
Sonra lisede matematikten de, tarihten de, beden eğitiminden de iyi notlar almamız bekleniyor. Bir insanın bunların hepsine yetenekli olması ve anlayabilmesi mümkün mü? “Resim mi seçmek istiyorsun, müzik mi?” diye soruyorlar sonra, ikisini de seçmeme ya da ikisini birden seçme hakkın yok. Biz seçimleri yaptıktan sonra resim dersini seçenlerin sayısı çok fazla olunca resim öğretmenimiz listeden birini tahtaya kaldırıp elma çizmesini istemişti, elma çizemeyen arkadaşımız “ama hocam ben flüt de çalamıyorum ki” diye savunma yapmıştı… Üzülme çocuk, üzülme. Bir elma çizebilirsen resim dersine, flüt çalabilsen müzik dersine katılabileceksin ama ikisine de yeteneğin olamayabileceğini akıl edemiyorlar maalesef…
Bazen yeteneğini göstermek için yardıma ihtiyacın olabilir. Arkanda duran, güvenebileceğin biri gereklidir. Bizimkiler geçen dik durabilen süpürge aldılar, koyduğumuzda 5 saniye sürmeden düşüyor, biz de duvara doğru yaslıyoruz düşmesin diye. Süpürgemizin yeteneğini gösterebilmesi için desteğe ihtiyacı varmış…
 
Dik duramayan süpürgemiz
Hep yeteneksiz olduğumu düşünüp yakındığım zamanlar oldu. Sürekli “evet ya, benim de gerçekten harika yapabildiğim şey bu işte” diyebilmeyi istedim. O yüzden babamın tüm ısrarlarına rağmen, istediğim bölümü seçtim, yetenekli olduğumu düşündüğüm bölümü… Belki benim en büyük yeteneğim de Fuzuli’nin yüzyıllar önce yazdığı bir şiiri günümüz Türkçesine çevirebilmektir, belki de kâkülümü kendim kesebilmemdir bundan pek emin değilim.
Çok sevdiğim bir hocama yeteneksiz olduğum konusunda yakınmıştım, şiir kitabını benim için imzalarken bu notu düşmüştü
Bu yazıda anlatmak istediğimi anlatabildim mi bilmiyorum aslında. Benim gibi birçok kişinin yapmak isteyip de yapamadığı, engelle karşılaştığı şeyler olduğunu maalesef biliyorum. İstediği bölümü seçemeyen, istediği enstrümanı çalamayan, yaz tatilinde gitmek istediği kursa gidemeyen ve sonuçta istediği mesleği yapamayıp her sabah işe hazırlanmak için alarmı çaldığında lanet eden o kadar çok insan var ki… Şimdi 10k takipçisi olunca kişisel gelişim uzmanı kesilenler gibi: “yeteneklerinizin farkına varın ve hayallerinizin peşinden gidin arkadaşlar (elinde kalem olan emojiden 2 tane)”
Ha bu arada
kendim kestiğim kâkülüm
 

Reactions

2
1
0
0
0
0
Already reacted for this post.

Reactions

2
1

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir